Gençlerle Başbaşa Üzerine

Kitabın adı: Gençlerle Başbaşa
Yazarı: Ali Fuad Başgil
Yıl: 1949

Sıcağı sıcağına okuduğum bu kısa kitapçıkla alakalı tarihe notumuzu düşelim hemen. Öncelikle kitabın yazarı Ali Fuad Başgil hakkında kısa bilgi vereyim. Kendisi Osmanlı’nın son zamanlarında (1893) doğmuş, birinci cihan harbine katılmış, Fransa’da hukuk üzerine eğitim alıp doktora yapmış cumhuriyet ilk dönemi münevverlerinden. Ayrıca 65 seçimlerinde Samsun’dan milletvekilli olarak da seçilmiş. Ben de kendisini ilk defa galiba 27 Mayıs ile alakalı bir belgesel seyrederken, 61 yılında Cumhurbaşkanlığına aday olmak istemesi ve sonrasında başına gelenlerin hikayesini öğrendiğim zaman tanımıştım. Daha sonra da Taha Akyol’dan bir mülakatında, Başgil’in alternatif, içi daha dolu, daha üretken ve meritokrasiye kökünden bağlı bir milliyetçilik fikrini savunduğunu duydum. Akyol da ondan gençliğinde epeyce etkilenmiş ve fikirlerini savunmuş. Aslına bakarsanız hamasi nutuk ve sloganlara indirgenmiş, şekilci milliyetçilik akımınlarının (ya da muasırı sol fraksiyonlarının) etkisinde kalan bir toplumdan/topluluktan ayakları daha yere dokunur, fikir temelli ve daha medeni yorumlamarın çıkmış olmasını ve bunların da toplumun bir kesiminde makes bulmasını önemsiyorum. Bu yüzden fikirlerine katılın katılmayın bu akil insanlara en azından kulak verilmesi gerektiğine inanıyorum ve kendi zamanı için yaptığı yorumları, söylediği sözleri ve ürettiği fikirleri değerli buluyorum. Şimdi lafı daha fazla uzatmadan kısaca kitapdan bahsedeyim.

Bu kitap aslından yazarın 40’lı yıllarda çeşitli illerde verdiği konferansların bir derlemesi niteliğinde. Anlatım olarak gençlere öğütler veren bir abi, bir hoca diliyle kaleme alınmış. Başgil, başarılı ve çalışkan bir aydın; dolayısıyla başarıya giden yolun kendi tabiriyle “tehlikelerini ve düşmanlarını” iyi teşhis etmiş. Kitap boyunca da bu düşmanları (tembellik, kötü arkadaşlık, kötü örnekler) tek tek tanıtıp insandaki irade kuvvetinin gücü ile bunların üstesinden nasıl gelinebileceğine dair bilgiler ve tavsiyeler veriyor. İnsanın huylarının ve alışkanlıklarının çalışma disipliline etkisini anlatıp; irade ve azmin ve iyi bir terbiyenin tokmağı altında nasıl ezilebileceğini ve şekillendirilebileceğini tartışıyor. Ayrıca kitabın sonunda çalışmayı devemlı ve verimli kılacak uzunca bir tavsiyeler listesi sunuyor. Belkide çoğumuzun zaten aşina olduğu şeyleri söylese de özellikle ilmi çalışma yapan gençlere ışık tutacak bir rehbercik hazırlamaya gayret etmiş. Bize düşen ise onun bu gayretini takdir etmek ve naçizane adını burada tarihe not düşerek bu yazıyı okuyanlara tekrar hatırlatmak ya da bilmeyenlere tanıtmak olucak.

Leave a comment

Design a site like this with WordPress.com
Get started